20 Ocak 2017 Cuma

DÜNYA, AKIL SAHİBİ BİR VARLIK MIDIR ?

Bu soruya cevabı insandan başlayarak verelim. İnsan, küçükten büyüğe, hücre-doku-organ-sistemlerden oluşmaktadır. İnsana ulaşana kadar tüm bu bileşenler insandaki akıl gibi bir akla sahip değildir. Demek ki sistem büyüdükçe gelişmişliği artıyor ve akıl sahibi bir varlığa ulaşıyor. Hücreden insana ulaşınca akıllı bir varlığa ulaşılmış oluyor.

Dünya ise insanı da kapsıyor. Dünya: hücre-doku-organ-sistem-insan...gibi bir çok bileşenden oluşuyor. Demek ki insan da dünyanın bir alt basamağı. Peki, dünyanın bir alt basamağı olan insan akıl sahibi oluyor da neden insanı kapsayan, insandan daha gelişmiş olan dünya, akıl sahibi olmasın ?

Ben, dünyanın da düşünebilen akıllı bir varlık olduğu kanısındayım. Hatta güneşin, galaksinin, kainatın bile düşünebilen akıllı bir varlık olduğu kanısındayım. Belki kainat, çok daha üst seviye bir varlığın bileşenidir.

Siz ne dersiniz ? Dünya, aklı olan ve düşünebilen bir varlık mıdır ?

YAŞADIĞIMIZ HAYAT BİR RÜYA MI ?

3. seviye rüya yani rüya içinde rüya üzerine şahsi bir tecrübemi paylaşmak istiyorum. Bir keresinde uyurken bir rüya görüyordum, bu rüya bir kabustu. Bu rüyada yüksekten düşüp ölüp uyandım ve rahatladım, çünkü rüyadan gerçek dünyaya döndüğümü sanıyordum. Uyandığım yeni ortamda kötü adamlar beni öldürmek için kovalıyor ve bu ortam da kabusa dönmüştü, sonra farkettim ki bu da bir rüya. Bu rüyada da kötü adamlar beni öldürdüler ve uyandım. Ohh be, kurtuldum, ne kötü kabustu dedim. Yeni ortam da bir kabusa döndü ve burada da ölerek en son gerçek dünyaya uyandım ve bir şok içindeydim. Bir an uyku sersemliği ile en son uyandığım dünyanın da gerçek olup olmadığını bir süre algılayamadım ve şüpheye düştüm. Uykunun sersemliğini atınca artık rüyaların bittiğini anladım. Gördüğüm rüyalar o kadar gerçekçiydi ki hangisi rüya hangisi gerçek dünya iyice karıştırdım.
Siz de daha önce rüya içinde rüya gördünüz mü ? Deneyiminiz nasıldı ?

Ya bu yaşadığımız dünya da bir rüya ise ve ölünce uyanırsak ve uyandığımız dünya gerçek yaşam ise !! Veya ölünce uyandığımız ortam da bir çeşit rüya veya hayal ise bunu nasıl anlayabiliriz ve ispat ederiz ?

Bir hadiste şöyle söylenmiş: "İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar"

Daha sonra, yaşadığım bu deneyimi inception filminde buldum.
Inception filminde alt seviyede rüyalara iniliyordu; yani rüya içinde rüya.
Leonardo Di Caprio, uyandığı dünyanın gerçek olup olmadığını anlamak için, yanında bulundurduğu bir totem olan topaçı çeviriyor; topaç dönüp durursa uyandığı yeri gerçek dünya olarak algılıyordu; topaç durmaz da sürekli dönerse, bulunduğu yer rüyaydı.
Filmin son sahnelerinde Leonardo di Caprio en son gerçek dünyaya uyandığını sanıyordu fakat elindeki topaç şeklindeki totem hiç durmuyordu. Burada filmin verdiği esas mesaj şuydu; gerçek dünya sandığınız hayat da bir rüya, bir hayal.

Daha önce rüya içinde rüya gördünüz mü ?

Allah'tan başka yaratanlar. Ezoterik yaklaşım

Ezoterizmde islama ters düşen yaratıcı kavramı var. İslamda bilinenin aksine, ezoterizm, Kuran'a da dayanarak bazı iddialar ortaya atar. Bunlardan ilki, birden fazla yaratıcı var. Buna delil olarak Müminun 14. ayetini öne sürerler. Müminun 14: "......Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir!" Burada yaratanlar diyor yani çoğul kullanılmış. Demek ki birden fazla yani çok sayıda yaratan var. Sonra da bu yaratanların içinde en güzeli, iyisi Allah'tır diyor. 

Aklımıza gelen soru şu; acaba diğer yaratanlar alt rütbeli yaratanlar mı ?

Ezoterizmde O, Allah ve biz kavramları da geçer ve bunların ayrı olduğu iddia edilir. Buna delil olarak şu ayeti öne sürerler: Ali İmran 18: "Allah, melekler ve ilim sahipleri, O'ndan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." Yani derler ki, Allah da O'na şahitlik ediyor. Ezoterizmde en tepedeki kadiri mutlak O ve Allah ayrı tutulur. İslamda ise bu ayetle ilgili, Allah kendine şahitlik ediyor denir ve burada ezoterizmden fikir olarak ayrılmış olur.

Bazı ayetlerde biz yarattık kavramı da geçer. Demek ki biz diye kastedilen bir gruba da yaratma kabiliyeti verilmiş. Ezoterizmde buna üst kurul veya melekut kurulu denir. Bunlar islamdan farklı fikirler.

Sonuçta kafa karıştıran bir çok şey var. Siz hangisine inanıyorsunuz ?

İLLUMİNATİ İTİRAFI

Bir mason ve general olan, Amerika'da doğmuş; 1809-1891 yılları arasında yaşamış olan Albert Pike'ın 1871'de Giuseppe Mazzini'ye yazmış olduğu mektupta dünyayı nasıl tasarladıkları, gelecekte olan olayların aynen planladıkları gibi gerçekleştiği ve gerçekleşeceği görülüyor.

Mektuba göre günümüzde şu andan itibaren dinlerin düşüşe geçip yok olacağı görülüyor veya planlanmış. Ve dinler yok olduktan sonra plana göre Lucifer doktrinleri hakim olacak. Adamın mektupta olacak dedikleri her şey hayret verircesine gerçekleşmiş. Acaba günümüz ve sonrası için planladıkları da aynen gerçekleşecek mi ?

İşte o mektup:

"İlluminati'nin amacına ulaşması için öncelikle bir dünya savaşı çıkarmalıyız.
Bu sebeple Rusya'da Çar'ı(Çarlığı) zayıflatıp, ateizmi ve Komünizmi hakim kılmalıyız.
Ajanlarımız vasıtasıyla Britanya İmparatorluğu ve Alman İmparatorluğu arasında gerginliği körükleyerek savaşa zemin hazırlamalıyız.

Ve I. Dünya Savaşı sonrası, Komünist düzeni iyice inşa etmeliyiz ki, tüm hükûmetleri yıkabilelim ve tüm dini düzenleri zayıflatabilelim.

Ardından II. Dünya Savaşı'nı çıkarmalıyız ve bunu gerçekleştirmemiz için; Faşistler ve Siyonistler arasında savaşla sonuçlanacak bir gerginlik oluşturmalıyız.

İsimleri Nazi olacak olan Faşistleri, savaş sonunda yok etmeli ve savaş sonrası Filistin'de İsrail devletini kurmalıyız.

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Uluslararası Komünizm mutlaka Hristiyanlığı dengeleyecek bir güce ulaştırılmalı.

Toplumlara ölçülü bir şekilde Son Çöküşü yaşatacağımız zamana kadar bu denge bizim için gereklidir.
Üçüncü Dünya Savaşı'nı çıkarmamız için; İslam Aleminin liderleri ve Siyonistler arasında ajanlarımız vasıtasıyla, ayrı düştükleri konular üzerinden gerginlik çıkarmalıyız.

Ve bu savaş, Müslüman Arap Dünyası ve İsrail Devleti'nin birbirlerini yok edecekleri şekilde dizayn edilmeli.
Ve bu hengame içinde diğer milletleri bu konuda, fiziksel, ahlaki, ruhsal ve ekonomik olarak çökmeleri için mücadeleye zorlamalıyız.

Nihilistlerin ve Ateistlerin önlerini açmalıyız ve müthiş bir sosyal çöküş provoke etmeliyiz ki böylece bu kanlı kargaşa ve vahşetin doğurduğu korku içinde mutlak ateizm etkisi ortaya çıksın.
Ve insanlar her yerde vahşi devrimci azınlığa karşı kendilerini savunmak zorunda kalacak.
Daha sonra İnsanlık Medeniyeti, bu vahşi yok edicileri imha edecek.
Ve birçok kişi Hristiyanlık'ta hayal kırıklığı yaşayacak.
Ve kimileri hayatta herhangi bir pusulası veya istikameti olmaksızın Deizm'i seçecek.
Ama bir düşünceden ötürü endişe duyacaklar.
Bu endişelerinin sebebi; nereye itaat edecekleri, neye yönelecekleri konusu.
Ve sonunda evrensel bildiriler, evrensel kurallar, mesajlar yoluyla Lucifer'ın Saf Doktrininin ışığını almaya başlayacaklar.
Ve bu doktrin, sonunda tüm insanlık içinde Genel Dünya Görüşü haline gelecek ve ona teslimiyet içinde olacaklar.
Hristiyanlık ve ateizmin fethedilmesi ve aynı zamanda yok edilmesinden sonra ortaya çıkacak olan bu Genel Dünya Görüşü, dünya genelinde Muhafazakar hareketlere de sebep olacaktır."

CANI SIKILAN TANRILAR. HAYAT İLLÜZYON MU ?

Bu hayat, başkalarının yarattığı bir illüzyon mu ?

Sonsuz yaşama sahip hayal bile edemeyeceğimiz kadar teknolojiye sahip akıllı canlılar düşünün. Akıllarına ne geliyorsa yapmışlar ve sıkıntıdan patlıyorlar. Evren diye bir yer yaratıyorlar ve içinde de dünya. Enerji formuna bürünüp, seçtikleri insanları play station oynar gibi yönetiyorlar veya peygamber, Elvis Presley gibi şöhretli insanlar yaratıyorlar ve onların bedenlerine enkarne olarak şöhretli bir yaşama sahip oluyorlar. Bu şöhretli insan ölünce hooop başka bir şöhretli insan yaratıp yeni oyuncaklarına sahip oluyorlar ve hiç canları sıkılmıyor.

Ama bu yarattıkları oyuncakların yaşadığı dünyanın acı çekmesi de umurlarında değil. Savaşlar, açlık, hastalıklar; hayvanların çatır çatır birbirini yemesi falan...