din etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
din etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2017 Cuma

İLLUMİNATİ İTİRAFI

Bir mason ve general olan, Amerika'da doğmuş; 1809-1891 yılları arasında yaşamış olan Albert Pike'ın 1871'de Giuseppe Mazzini'ye yazmış olduğu mektupta dünyayı nasıl tasarladıkları, gelecekte olan olayların aynen planladıkları gibi gerçekleştiği ve gerçekleşeceği görülüyor.

Mektuba göre günümüzde şu andan itibaren dinlerin düşüşe geçip yok olacağı görülüyor veya planlanmış. Ve dinler yok olduktan sonra plana göre Lucifer doktrinleri hakim olacak. Adamın mektupta olacak dedikleri her şey hayret verircesine gerçekleşmiş. Acaba günümüz ve sonrası için planladıkları da aynen gerçekleşecek mi ?

İşte o mektup:

"İlluminati'nin amacına ulaşması için öncelikle bir dünya savaşı çıkarmalıyız.
Bu sebeple Rusya'da Çar'ı(Çarlığı) zayıflatıp, ateizmi ve Komünizmi hakim kılmalıyız.
Ajanlarımız vasıtasıyla Britanya İmparatorluğu ve Alman İmparatorluğu arasında gerginliği körükleyerek savaşa zemin hazırlamalıyız.

Ve I. Dünya Savaşı sonrası, Komünist düzeni iyice inşa etmeliyiz ki, tüm hükûmetleri yıkabilelim ve tüm dini düzenleri zayıflatabilelim.

Ardından II. Dünya Savaşı'nı çıkarmalıyız ve bunu gerçekleştirmemiz için; Faşistler ve Siyonistler arasında savaşla sonuçlanacak bir gerginlik oluşturmalıyız.

İsimleri Nazi olacak olan Faşistleri, savaş sonunda yok etmeli ve savaş sonrası Filistin'de İsrail devletini kurmalıyız.

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Uluslararası Komünizm mutlaka Hristiyanlığı dengeleyecek bir güce ulaştırılmalı.

Toplumlara ölçülü bir şekilde Son Çöküşü yaşatacağımız zamana kadar bu denge bizim için gereklidir.
Üçüncü Dünya Savaşı'nı çıkarmamız için; İslam Aleminin liderleri ve Siyonistler arasında ajanlarımız vasıtasıyla, ayrı düştükleri konular üzerinden gerginlik çıkarmalıyız.

Ve bu savaş, Müslüman Arap Dünyası ve İsrail Devleti'nin birbirlerini yok edecekleri şekilde dizayn edilmeli.
Ve bu hengame içinde diğer milletleri bu konuda, fiziksel, ahlaki, ruhsal ve ekonomik olarak çökmeleri için mücadeleye zorlamalıyız.

Nihilistlerin ve Ateistlerin önlerini açmalıyız ve müthiş bir sosyal çöküş provoke etmeliyiz ki böylece bu kanlı kargaşa ve vahşetin doğurduğu korku içinde mutlak ateizm etkisi ortaya çıksın.
Ve insanlar her yerde vahşi devrimci azınlığa karşı kendilerini savunmak zorunda kalacak.
Daha sonra İnsanlık Medeniyeti, bu vahşi yok edicileri imha edecek.
Ve birçok kişi Hristiyanlık'ta hayal kırıklığı yaşayacak.
Ve kimileri hayatta herhangi bir pusulası veya istikameti olmaksızın Deizm'i seçecek.
Ama bir düşünceden ötürü endişe duyacaklar.
Bu endişelerinin sebebi; nereye itaat edecekleri, neye yönelecekleri konusu.
Ve sonunda evrensel bildiriler, evrensel kurallar, mesajlar yoluyla Lucifer'ın Saf Doktrininin ışığını almaya başlayacaklar.
Ve bu doktrin, sonunda tüm insanlık içinde Genel Dünya Görüşü haline gelecek ve ona teslimiyet içinde olacaklar.
Hristiyanlık ve ateizmin fethedilmesi ve aynı zamanda yok edilmesinden sonra ortaya çıkacak olan bu Genel Dünya Görüşü, dünya genelinde Muhafazakar hareketlere de sebep olacaktır."

HUZUR İSLAM'DA MI ? HUZUR İSYANDA

Yaşadığımız bu dünya, kainat denilen sistemin yaratıcısı veya yaratıcıları sürekli şükretmemizden ve sabretmemizden bahsederler. Bunu gerek dinlerde gerekse bu yaratıcıların kukla olarak kullandıkları, dünyayı yöneten gizli örgütlerin amaçlarında açıkça görürüz.

İslamda Allah, Kuran ayetlerinde sürekli şöyle der; şükredin, sabredin nasıl olsa öldükten sonra sonsuz yaşamda mutlu olacaksınız..., yerseniz.

Biz insanlar yumurtaları için tavukları çiftliklerde yetiştiririz. Yumurtaları için tavukları sömürürüz ve köle olarak onları kullanırız. Zavallı tavuklar gün ışığı bile görmeden sürekli yumurta verirler; yumurta verimlilik süresi bitenler de kesimhaneye giderler ve kesilirler. Bu ölen tavukları öldükten sonra ne cennet beklemektedir ne de sonsuz mutlu bir yaşam. Aynı şekilde bizim yaratıcılarımız da bizi, henüz bilmediğimiz ve yaydığımız bir enerji kaynağı olarak köle olarak kullanmaktadır. 

Matrix filminde Neo ve kainatın ulu mimarı arasındaki diyalogda da bu geçmektedir. Biz olmasak ne yaparsınız diye soran Neo'ya, yaratıcı, sizin yerinize başka canlıları enerji kaynağı olarak kullanabiliriz diyordu. Aynı şey Kuran'da da geçmektedir; sizleri yok ederiz ve yerinize yenilerini getiririz diye. Sizleri ölümden sonra o bizim yetiştirdiğimiz tavuklar gibi kara toprak beklemektedir. Evet, sizler tavuktan farkı olmayan kölelersiniz ve enerji kaynağı olarak kullanılıyorsunuz ve öldükten sonra da yok olacaksınız. 

Sistemi bozmayasınız ve isyan etmeyesiniz diye sürekli ölüm sonrası yaşam telkiniyle uyutuluyorsunuz. Bu telkini verenler de bazı aracı insanlar. Onlara da bazı halüsinasyonlar gördürülerek veya sistem tarafından kullanılan sözde cinler şeytanlar tarafından verilen mesajları size iletiyorlar. Bu mesajlar da hep ölüm sonrası güzel ve mutlu yaşamdan bahsediyorlar; bunlara asla inanmayın. 

Yaşarken kullanılacaksınız ve ölünce sistemin size ihtiyacı kalmayacak, yok olacaksınız. Evanjelistleri her ne kadar sevmesem de onların kullandığı bir kavram var, o da tanrıyı kıyamete zorlamak. Yani bu pislik sömürü ve kölelik düzeninin yıkılması, yok edilmesi gerek. Bizi enerji kaynağı olarak kullanan yaratıcılarımız veya yaratıcımızı bu sistemi sonlandırması için zorlamamız gerek. Sizi sömüren ve köle olarak kullanan yaratıcılara, yaratıcıya ve sisteme karşı çıkın, isyan edin. Huzur isyanda !!!