Yaşadığımız bu dünya, kainat denilen sistemin
yaratıcısı veya yaratıcıları sürekli şükretmemizden ve sabretmemizden
bahsederler. Bunu gerek dinlerde gerekse bu yaratıcıların kukla olarak
kullandıkları, dünyayı yöneten gizli örgütlerin amaçlarında açıkça
görürüz.
İslamda Allah, Kuran ayetlerinde sürekli şöyle der; şükredin, sabredin nasıl olsa öldükten sonra sonsuz yaşamda
mutlu olacaksınız..., yerseniz.
Biz insanlar yumurtaları için tavukları
çiftliklerde yetiştiririz. Yumurtaları için tavukları sömürürüz ve köle
olarak onları kullanırız. Zavallı tavuklar gün ışığı bile görmeden
sürekli yumurta verirler; yumurta verimlilik süresi bitenler de
kesimhaneye giderler ve kesilirler. Bu ölen tavukları öldükten sonra ne
cennet beklemektedir ne de sonsuz mutlu bir yaşam. Aynı şekilde bizim
yaratıcılarımız da bizi, henüz bilmediğimiz ve yaydığımız bir enerji
kaynağı olarak köle olarak kullanmaktadır.
Matrix filminde Neo ve
kainatın ulu mimarı arasındaki diyalogda da bu geçmektedir. Biz olmasak
ne yaparsınız diye soran Neo'ya, yaratıcı, sizin yerinize başka
canlıları enerji kaynağı olarak kullanabiliriz diyordu. Aynı şey
Kuran'da da geçmektedir; sizleri yok ederiz ve yerinize yenilerini
getiririz diye. Sizleri ölümden sonra o bizim yetiştirdiğimiz tavuklar
gibi kara toprak beklemektedir. Evet, sizler tavuktan farkı olmayan
kölelersiniz ve enerji kaynağı olarak kullanılıyorsunuz ve öldükten
sonra da yok olacaksınız.
Sistemi bozmayasınız ve isyan etmeyesiniz diye
sürekli ölüm sonrası yaşam telkiniyle uyutuluyorsunuz. Bu telkini
verenler de bazı aracı insanlar. Onlara da bazı halüsinasyonlar
gördürülerek veya sistem tarafından kullanılan sözde cinler şeytanlar tarafından verilen mesajları size iletiyorlar. Bu mesajlar da
hep ölüm sonrası güzel ve mutlu yaşamdan bahsediyorlar; bunlara asla
inanmayın.
Yaşarken kullanılacaksınız ve ölünce sistemin size ihtiyacı
kalmayacak, yok olacaksınız. Evanjelistleri her ne kadar sevmesem de
onların kullandığı bir kavram var, o da tanrıyı kıyamete zorlamak. Yani
bu pislik sömürü ve kölelik düzeninin yıkılması, yok edilmesi gerek.
Bizi enerji kaynağı olarak kullanan yaratıcılarımız veya yaratıcımızı bu
sistemi sonlandırması için zorlamamız gerek. Sizi sömüren ve köle
olarak kullanan yaratıcılara, yaratıcıya ve sisteme karşı çıkın, isyan
edin. Huzur isyanda !!!
köle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ocak 2017 Cuma
11 Nisan 2015 Cumartesi
Osmanlı hanedanı, halkı cahil bıraktı. Osmanlıda okur yazar oranı
Osmanlı'nın sonunda okur yazar oranı %2.5 !! 600 yıldır halkın ancak %2.5'ine okuma yazma öğretmişler. 1923'den günümüze 92 yıl içinde okuma yazma oranı %93.
Osmanlı 600 yılda %2.5 okuma yazma öğretmiş; Türkiye Cumhuriyeti ise 92 yılda %93 ! Rezalete bakın.
Osmanlının son zamanında nüfus yaklaşık 16 milyon. Eğer Osmanlı hanedanı her yıl sadece ve sadece 27 bin kişiye okuma yazma öğretseydi 600 yılda yaklaşık 16 milyon kişi yani % 100 okur yazar olurdu !!
Osmanlı bilerek halkı cahil bıraktı. Çünkü sadece savaşlarda ve çiftçi olarak kendi çıkarı için müslüman halkı köle gibi sömürmüştür.
Osmanlı, halkı köleleştirdi. Batı gelişip de Osmanlıya kafa tutunca, Osmanlı hanedanı topukları yağladı; yurt dışına, yani batılı ülkelere kaçtı; halkı işgalin kucağına attı.
Osmanlıyı size yalan yanlış anlatmışlar, doğru kaynaklardan doğru bilgiye ulaşınız.
http://kurtaricisizsiniz.blogspot.com'daki yazıları hemen bu satırların altındaki kareler içindeki M, t, f harfleriyle gösterilmiş küçük kutucuklara ve zarf sembolüne tıklayarak e-mail, facebook ve twitter ile serbestçe paylaşabilirsiniz.
Osmanlı 600 yılda %2.5 okuma yazma öğretmiş; Türkiye Cumhuriyeti ise 92 yılda %93 ! Rezalete bakın.
Osmanlının son zamanında nüfus yaklaşık 16 milyon. Eğer Osmanlı hanedanı her yıl sadece ve sadece 27 bin kişiye okuma yazma öğretseydi 600 yılda yaklaşık 16 milyon kişi yani % 100 okur yazar olurdu !!
Osmanlı bilerek halkı cahil bıraktı. Çünkü sadece savaşlarda ve çiftçi olarak kendi çıkarı için müslüman halkı köle gibi sömürmüştür.
Osmanlı, halkı köleleştirdi. Batı gelişip de Osmanlıya kafa tutunca, Osmanlı hanedanı topukları yağladı; yurt dışına, yani batılı ülkelere kaçtı; halkı işgalin kucağına attı.
Osmanlıyı size yalan yanlış anlatmışlar, doğru kaynaklardan doğru bilgiye ulaşınız.
http://kurtaricisizsiniz.blogspot.com'daki yazıları hemen bu satırların altındaki kareler içindeki M, t, f harfleriyle gösterilmiş küçük kutucuklara ve zarf sembolüne tıklayarak e-mail, facebook ve twitter ile serbestçe paylaşabilirsiniz.
Etiketler:
cahil,
çiftçi,
ermeni,
gayrimüslüm,
halk,
imtiyaz,
köle,
okur yazar,
oran,
osmanlı,
osmanlı hanedanı,
rum,
ticaret,
Türkiye cumhuriyeti,
yahudi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
